• hadianaupolis.png 
  • kimistene.png 
  • anitkabir.png 
  • doga.png 
  • yetistirdigimiz.png 
Kimistene Antik Kenti Yazdır E-posta

Kimistene yerleşimi Eskipazar İlçesi, Deresemail köyü, Değirmenbaşı Mahallesi’nin doğusunda yer alan Asar Tepe isimli dağ silsilesinin üzerinde yer alan dört yükselti üzerindeki antik bir örendir. Bu yükseltilerden ortadakine Akropolis, diğerlerine de Birinci Nekropolis Tepeliği, İkinci Nekropolis Tepeliği ve Sarnıç isimleri verilmiştir. Kimistene yerleşimi konusunda İ. Kaygusuz’un İstanbul Üniversitesinde 1980’de hazırladığı doktora çalışması kapsamında Kimistene’ye özel önem vermiş olup buradan ve çevresinden 16 adet yazıt toplamış ve bunları daha sonra yayınlamıştır. Buna göre bu yerleşimde birçok kültler varolmakta, fakat bu yerleşimin polis mi (kent) yoksa kome mi (köy) olduğu konusu aydınlatılamamaktadır.

Akropolis zirvesinin kuzeyindeki suni bir düzlüğe Roma döneminde bir tapınak inşa edilmiştir. Bu tapınak şu anda sadece temel seviyesinde korunmuş olup, bulunduğu platform dikdörtgene yakın bir formda düzeltilmiş ve bu düzlüğün kenarları büyük boyutlu taşlarla setlenmiştir. Tapınak bu düzlüğün tam ortasına yerleştirilmiş olup, bir kutsal bir yol ile tapınak platformunun (temenos) doğu yamacında bulunan anıtsal bir giriş (propylon) ve merdivene bağlanmaktadır. Bu seneki yüzey çalışmalarında bu devasa merdivenin (krepidoma) sadece üç basamağı belgelenmiştir. Tapınağın tabanı çok düzgün örgülü taşlarla çevrili olup, kült heykelinin bulunduğu altar kısmı, düz bloklarla belirlenmiştir. Tapınağın altar kısmı volkanik kayaçlardan inşa edilmiş, geri kalan kısmı ise yerli beyaz mermer ya da kireçtaşındandır.

Tapınağa ait mimari bloklar Asar Tepe?nin özellikle Akropolis alanında ve yakın çevre köylerde yayılmıştır. 2005 senesinde tapınağa ait olabilecek 60?den fazla profilli blok saptanmıştır. Bu bloklar sayesinde tapınağın planı ve dış görünüşü hakkında bilgi sahibi olabiliyoruz. Elimize geçen çok parçalı başlık parçalarına göre tapınak Korinth ya da Kompozit başlık düzenine sahip olmalıdır. Tapınağın taban seviyesindeki ölçüleri yaklaşık 29.2 m x 20.0 m olup tapınağın planı, orta boylu bir tapınak olmasından dolayı templum-in-antis olmalıdır. Tapınağa ait çok sayıda arşitrav bloğu tapınağın arşitrav formu açısından zenginliğini ya da tapınağın uzun süreler içinde birkaç kez yenilendiğini gösterir. Tapınak genel anlamda Batı Anadolu örnekleri ile karşılaştırıldığında çok süslü olmayan ve mütevazi görünümlü bir yapı olmalıdır. Tapınağın bulunduğu platformda yer alan ve kaçak kazılar sonucu çok tahrip edilen bir başka öğe de çok büyük boyutlu iki adet taş altardır. Bu altarların birincisinin üzerinde boukranion betimlemesi, diğerinde ise Tabula ansatae içerisinde bir yazıt ve köşelerinde akroter bulunmaktadır. Bu altarların hemen karşısında, tapınak avlu tabanının hemen altında kaçakçıların açtıkları 3 m?den derin kazı çukurunda kaçakçılar tarafından üç stratigrafik tabaka açığa çıkarılmıştır. Bu tabakalardan toplanan pişmiş toprak buluntulara göre buradaki tabakalaşmadaki devirlerden en alttakinin Demir Çağına ait olması gerekmektedir. Buna göre tapınağın bulunduğu platform tapınağın inşa edildiği devirlerden daha önceleri de yerleşilen bir yerdi. Yalnız bu yerleşimin karakteristiğini anlamak şu an için mümkün olmamıştır. Seramik parçaları üzerinde yapılan incelemede bu seramiklerin genelde törensel kaplar olduğunu görülmüştür. Bu kaplar genelde gri renkli ve açık formdaki kaplardır ve bu özellikleri ile Phryg seramik formlarına çok benzemektedirler.

Küçük buluntular içinde tapınak alanında hiçbir adak eserinin ele geçmemesi ilginçtir. Bu durum tapınağın o zamanın halkı tarafından çok fazla ziyaret edilmediğini düşündürür. Zaten tapınak ulaşılması oldukça güç bir yere inşa edilmiştir.

Tapınağın tarihlendirilmesi ve hangi tanrıya atfedilmiş olduğunun tespiti daha da zordur. Tapınakla ilgili olarak 1963 yılında F.K. Dörner tarafından bulunan bir kaya yazıtı bu tapınağa ilintilenmiş olup buna göre tapınak İ.S. 195/196 ya da 196/197 tarihlenmiş ve kült olarak da Demeter ve Kore?ye atfedilmiştir. Yalnız bizim 2005 yılında yaptığımız çalışmalarda tapınak alanında İ.S. 1. yy.?a ait olması gereken bazı öğeler bulunmuş ve tapınak kültü olarak da daha çok Zeus (Kimistenos)?u düşündüren bazı buluntulara tesadüf edilmiştir. Bulgularımıza göre tapınağın en az İ.S. 4. yy.?a kadar kullanıldığı ve bu yüzyılda bir deprem ile yıkılmış olabileceği düşünülmektedir.

Tapınak üzerine Bizans devrinde herhangi birşey inşa edilmemiştir. Az tanınan Paphlagonia bölgesinin az sayıda korunagelmiş bir arkeolojik dini mimari kalıntılarından birisi olması nedeniyle bu tapınak önemli bir yapıdır. Ayrıca bölgesel niteliği olan ve tapınım alanı geniş olabilecek bu tapınağın inşasında bol miktarda ahşap kullanıldığını da düşünmekteyiz.

Asar Tepe Akropolis?inin dışında ?İkinci Nekropolis Tepeliği? bölgesinde yaptığımız çalışmalar sırasında bu bölgede kayaya oyulmuş niş ya da mezar alınlığı şeklindeki mezarlar ve çok başka farklı formlarda mezarlar ile mezar taşları belgelenmişlerdir. Tüm bunların yanında bu bölgede bir kaya yüzünde muhtemelen bir Hermes Kerykeios betimlemesi ve bu betimlemenin önünde de ilginç bir kutsal alan keşfedilmiştir. Bu alan farklı kültsel öğeleri bir arada barındırması sebebiyle Paphlagonia bölgesi kültlerini ve antik dinlerini anlamak için çok önemli bir fırsattır.

Kimistene yerleşimi kutsal nitelikli bir yerleşim olup dağlık bir alanda kurulmuş olması bir tesadüf değildir. Bu tür dağlık mahalli kutsal alanlara bu bölgede başka yerlerde de rastlanmıştır.

Kaynak: Yard. Doç. Dr. Ergün Laflı,

M. A., T.C. Dokuz Eylül Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Arkeoloji Bölümü